24 Şubat 2010 Çarşamba

meet me at the square

yapacak pek çok işin olması. bi seviyeden sonra yapılacakların şaşırılması, birbirine karışması. ne yapılacağının unutulması. kaç saat sonra hatırlanması. tekrar planlamaya çalışılması.

kendini nedim, karacaoğlan, fuzuli, mevlana, danişmentgazi yerine koymak.
mesnevi, şarkı, şiir, destan yazmak.

benden bu kadar.

gel mutlu et beni,
bu dünya fani.

16 Şubat 2010 Salı

.the show must go on.

insan ne garip bi varlık böyle. ne kadar üzülse. neler kaybetsede yine herşeye kaldığı yerden devam edebiliyor. çok üzüntülü günlerinden sonra gelip yine eskisi gibi gülüp eğlenebiliyor. böyle olmasaydı insanlar yaşamaya devam edebilirmiydi bilmiyorum.
edemezdi herhalde.